Tarihçe

Osmanlı Türkiye’sinde kimya eğitimi, batı tarzı kurulan modern yüksek öğretim kuruluşlarında başlamıştır. Türkiye’de kimya müstakil bir ders olarak ilk defa 1827 yılında kurulan ilk modern Tıphane’de ve 1847 yılından itibaren Mekteb-i Harbiye’de okutulmaya başlanmıştır.

Türkiye’de bir diplomaya dayalı sistematik olarak kimya öğretimine İstanbul Darülfünunu Fen Fakültesi Kimya Enstitüsü’nde 1918 yılında başlanmıştır. Bu yıldan itibaren 1933 yılına kadar geçen süre, (1933 yılı üniversite reformunun yapıldığı yıldır) Darülfünun dönemidir.

İlk kimya dersinin Başhoca İshak Efendi tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Bu ilk dönemde, 1918 yılına kadar, kimya doğrudan doğruya akademik ve mesleki bir eğitim vermekten ziyade yardımcı bir ders şeklinde okutuluyordu. Türkiye’de bir diplomaya dayalı meslek olarak kimya öğretimine başlanması, I. Dünya Savaşı ortalarına doğrudur. Osmanlı Devleti Darülfünunda köklü bir reforma girişmiştir. Almanya ile ittifak halinde bulunulmasından da yararlanılarak değişik bilim dallarına yabancı profesörler getirilmiştir. Bunlar: Prof. Dr Fritz Arndt, Prof. Dr. Von Hösch ve Prof. Dr. Gustav Fester dir. Bu hocalar bir kimya bölümü oluşturmuşlardır. Bina olarak Yerebatan’daki şimdiki Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Bölge Müdürlüğü binası kullanılmıştır. Öğrenim süresi 3 yıl idi ve kimyagerlik diploması verilmekteydi. Anorganik Kimya, Analitik Kimya, Organik Kimya, Sınai Kimya ve Biyokimya dersleri yanında Matematik, Fizik ve Jeoloji dersleri de verilmekteydi.

I. Dünya Savaşı’nı takiben Alman profesörler memleketlerine dönünce, Anorganik ve Analitik Kimya Müderris Ligor Taranakidis, Organik Kimya Müderris Ömer Şevket Bey, Sınai Kimya Suzi Bey ve Biyokimya da Dr. Mahzar Cevat Bey tarafından verilmiştir. 1926 yılında Türkiye ile Fransa arasında yapılan bir kültür anlaşmasına bağlı olarak yurdumuza gelen ekip içinde Prof. Dr. Michel Faillebin’in gelmesiyle Şimifizik Enstitüsü kurulmuştur. 1930 yılında Faillebin’in yerine Prof. Dr. Gabriel Valensi gönderilmiştir. Böylece, Darülfünun döneminde Genel Kimya, Fizikokimya ve Sınai Kimya Enstitülerinden oluşan Kimya Enstitüsünde üç kimya sertifikasına dayalı, zamanına göre modern bir kimya öğretimi yapılarak ülkenin ihtiyacı olan modern kimyagerler yetiştirilmişlerdir.

Ulu Önder Atatürk’ün Türk Milletini maddi ve manevi alanlarda yükseltmek ve uygar milletler seviyesine çıkarmak için yaptığı önemli reformlardan biri olan üniversite reformu ile 31 Temmuz 1933 tarihinde İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. Bu yeniden yapılanmada yabancı profesörler yanında öğrenimlerini Avrupa’da tamamlamış genç Türk hocalarda görev almışlardır. Bunlar şöyledir: Genel Kimya: Ord. Prof. Dr. Fritz Arndt, Remziye Hisar, Tahsin Rüştü Beyer, Turhan Şeşbeş ve Tarık Artel. Fiziksel Kimya: Ord. Prof. Dr. Gabriel Valensi, Ali Rıza Berkem. Sınai Kimya: Ord. Prof. Dr. Reginald Oliver Herzog, Saffet Rıza Alpar, Haldun Nüzhet Terem.

1937 yılından önce İstanbul Üniversitesi Kimya Enstitüsü’nden mezun olanlar üç yıllık öğrenim görerek Kimyager diploması almışlardır. Bu yıldan itibaren ders programında bazı ilaveler yapmak suretiyle öğrenim süresi 4 yıla çıkarılmış ve Kimya Mühendisliği Diploması verilmeye başlanmıştır. Bu diplomaya hak kazanabilmek için Genel Kimya, Fizikokimya ve Sınai Kimya sertifikalarıyla F.R.M.K. sertifikasını ve Makine, Elektrik, Teknik Resim derslerini de almak gerekliydi. Daha sonra Kimya Yüksek Mühendisliği diplomasına dönüşüm yapılmıştır.

Kimyagerlik diplomasının verilmesine başlandığı 1918 yılından 1950 yılına kadar geçen süre içinde ülkemizin bilim alemine, irfan ordusuna ve sanayiine gerekli olan kimyagerler tek kimya öğretim kuruluşu olarak İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Enstitüsü tarafından yetiştirilmiştir. Bu bakımdan bu enstitünün ülkemiz için özel bir önemi vardır. 1964 yılında kurulan Kimya Yüksek Okulu ve 1967 de kurulan Kimya Fakültesi, Kimya Enstitüsünün bu tarihi görevini başarıyla sürdürmüşlerdir. 1964 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesine bağlı olarak Kimya Yüksek Okulu kurulmuştur. Bu okulun kuruluşuyla birlikte programlar yeniden gözden geçirilerek ve düzenlenerek kimya eğitimi, Kimya Lisans, Kimyagerlik ve Kimya Yüksek Mühendisliği olarak üçe ayrılmıştır. Bu yıldan itibaren Kimya Yüksek Mühendisliği öğrenimi 5 yıla çıkarılmıştır. Böylece mühendisliğe yönelen bir kimya mühendisliği programı ortaya çıkmıştır.

Kimya Fakültesinin kurulmasıyla birlikte Kimya Mühendisliği Programında bazı değişikliklere de gidilmiştir. 4 Kasım 1981 tarihinde yürürlüğe giren Yüksek Öğretim Kanunu (YÖK) ile üniversiteler yeni bir döneme girmişlerdir. Bununla birlikte İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi ile Yer Bilimleri Fakültesi birleştirilerek İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi oluşturulmuştur. Kimya Mühendisliği Bölümü de halen bu fakültenin bir bölümü olarak eğitim ve öğretimine devam etmektedir.