3 Şubat 2002 Afyon Depremi

Gözlem Sonuçları

3 Şubat 2002 tarihinde, saat 09:11’de olan ve aletsel büyüklüğü 6 olarak tespit edilen deprem, Afyon ve ilçelerinde (Çay, Eber, Sultandağı hattı ile Bolvadin arasındaki bölgede) etkili olmuştur.

Çay ilçesinin yukarı bölümünde fazla hasarlı bina olmamasına rağmen fay hattı belirgin bir biçimde gözlenmiştir.

Afyon ve ilçelerindeki camii minarelerinin çoğu şerefe hattı üzerindeki zayıf kesitten kopmuş ve yıkılmıştır. Bir kısmı ise yine aynı kesitte ağır hasar görmüştür.

Çay ilçesinin aşağı kısmında tek katlı sanayi çarşısındaki yapılarının büyük kısmı göçmüş ayakta kalanlar ise ağır hasar görmüştür. Ayakta kalan binalarda dolgu duvarlarının kayda değer etkisi gözlenmiştir. Bolvadin yolu üzerinde kalan bölgede ise, geleneksel yapıların yerine, yeni betonarme yapılar ve delikli tuğladan yapılmış kagir yapılar vardır. Yığma binaların büyük bir kısmı kullanılamayacak derecede ağır hasar görmüştür. Betonarme binalar ise, özellilkle Çay Belediyesine ait Yeşilçay Konut Yapı Kooperatifi’ne ait üç binadan biri tamamen göçmüş, birinin zemin katı ve birinci katı göçmüş diğeri de ağır hasar görmüştür. İzlenen göçük ve hasarlı binalarda, göçme modu strüktürel olup zemin sıvılaşması etkisi gözlenmemiştir.

Eber kasabasında ise yapıların büyük kısmının yıkıldığı gözlenmiştir. Geleneksel tarzda inşa edilmiş “hımış” türü yapıların çoğunlukta olduğu kasabada, yıkılan yapılarda kontrüksiyon ve detay hataları tespit edilmiştir. Yapıların çoğu tek ve iki katlı yapılardır. Bazı yapılarda göçme sonrası yangınlar başlamıştır.

Yakasenek ilçesinde, kagir camii büyük hasar görmüş, minaresi devrilmiştir. Yapılarda göçme sonrası yangınların başladığı ve güçlükle kontrol altına alınabildiği gözlenmiştir.

Bolvadin ilçesinde ise camii minareleri hasar görmüş ancak konut türü yapılarda ağır hasara rastlanamamıştır.

 

Yorumlar

Yıkılan ve kullanım dışı kalan binalarda proje, detay, imalat hatası, uygun olmayan malzeme kalitesi gibi kusurların bir veya daha fazlası tespit edilmiştir. Sözkosunu binaların çoğu deprem oluncaya kadar tesadüfen ayakta kalmışlardır. Hasarlı veya hasarsız ayakta kalan binaların birçoğunda, bir veya daha fazla hata bulmak mümkündür. Sözkonusu binaların yeterli emniyete sahip olduğu aksi ispatlanmadığı sürece düşünülmemelidir. Farklı özelliklerde bir deprem etkisi altında, bu binalar da fazla şanslı olmayabilir. Yıkılan binaların büyük bir kısmı kerpiç, hımış ve bağdadi yapılardır ve çoğu mühendislik hizmeti almamıştır. Ancak fay hattının tam üzerinde olan birçok yapı sözkonusu türde olmakla birlikte biraz olsun düşünülerek inşaa edilmesi nedeniyle hasarsız veya çok az hasarla depremi atlatmıştır. Kaldı ki bu yapıların uygun olduğu idda edilemez ve kusursuz değildirler. Betonarme olsun veya olmasın yıkılan yapıların tümünde bir veya daha fazla hata vardır. Bazı binalarda (özellikle sanayi bölgesinde) birçok hata üst üste gelmiştir. Hatasız olup yıkılan bina tespit edilmemiştir.

 

Sonuç ve Öneriler

17 Ağustos Marmara ve 12 Kasım Düzce depremleri sonrası can ve mal kaybının üst düzeylere ulaşması nedeniyle deprem konusu tekrar gündeme gelmiş ve araştırmalar yeniden yoğunlaştırılmıştır. Can ve mal kaybının nedenleri araştırılmış ve yapılan hataların tekrarlanmaması için araştırmacılardan öneriler alınmıştır. Depremin yıkım, nedenleri ise genellikle zeminin uygun olmamasında veya imalat hatalarında aranmıştır. Zemin etüdleri yoğun bir biçimde başlatılmış, olası fay hatlarının konumu ve özellikleri araştırılmaya başlamıştır. Hasar ve can kaybının faturası ise fay hatlarına ve depreme çıkartılmıştır. Gerçek araştırmacıların yanısıra konunun uzmanı olmayan birçok kişi de medyada yorum yapmıştır. Marmara depreminden sonra “Depremle birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz” sözünün dışında çok az yol alındığı görülmektedir.

Afyon depremi üzerine konuyu bir kez daha (ve öncelikle bilimsel toplantılarda) irdelemekte yarar vardır.

Her türlü zemin üzerine sağlam bina yapmak mümkündür. Ancak inşaat süresi, yöntemi ve ekonomisi tartışılabilir. Unutulmamalıdır ki bir yapının sağlamlığını belirleyen taşıyıcı sistemi, bina maliyetinin yaklaşık olarak yalnızca 40% kadardır. Zemininle ilgili olarak bataklık şev veya banzeri gibi çok özel bir durumu olmadığı takdirde, bir binanın yeterli emniyete sahip olması için kaba inşaat için harcanacak para ekonimiyi aynı oranda etkilemez. Zemin-yapı etkileşimi gözönüne alınarak detaylandırılan bir yapıda sağlam ve çürük zemin tartışması bilimsel değildir. Bir yapının ekonomik ve emniyetli olması için gereken şartlardan birisi zemin özelliklerine uygun olarak tasarlanmasıdır. Örneğin yumuşak bir zeminin özelliklerine uygun olarak tasarlanan bir yapı, kaya zemin üzerine inşaa edildiğinde daha emniyetsiz olabilir. Rijit zemin üzerine inşaa edilecek bir bina da aynı emniyeti sağlamak kaydıyla yumuşak bir zemin üzerine inşaa edilecek bir binaya kıyasla daha ekonomik olmayabilir.

Bir yapının davranışını ve emniyetini belirleyen yüzlerce parametre vardır (yapının geometrisi, kesit ve malzeme özellikleri, konumu, taşıyıcı sistemin türü, yapısal elemanların tümünde bağlantı detayları vs.). Yapı davranışı ile ilgili olarak çok sayıdaki parametrelerden yalnızca birkaçı olan fay hatları ve zemin özellikleri ile yorum yapılması son derece hatalı ve yetersizdir.

Bir yapının emniyetli olabilmesi için yüzlerce parametrenin gözönüne alınarak davranışının belirlenmesi yani doğru bir analiz ve doğru bir tasarım yapılması (tasarımda mühendislik hizmeti alınması) gerekmektedir. Günümüzde bazı varsayımlarla basitleştirilmiş formüller yalnızca global bir fikir edinmek amacıyla yararlanılabilir. Ancak gerçek tasarım esnasında varsayımları minimuma indirerek tüm detayları olabildiğince gözönüne almak gerekmektedir. Bina davranışı detaylı analizler sonucunda belirlenmelidir.

Hiçbir bilgisayar programı teorisi ve varsayımları bilinmeden ve hatta incelenmekte olan binanın bilgisayar programının varsayımlarına uygunluğu kanıtlanmadan kullanılmamalıdır. Genel amaçlı ve gerçek davranışı yansıtabilen bilgisayar programları tercih edilmelidir. Örneğin eksenel rijit varsayımı dahi sunuçları kabul edilemez ölçülerde etkileyebilir ve değiştirebilir. Bu nedenle analiz ve tasarım için inşaat mühendisi olmak dahi yeterli değildir. Bilgi ve tecrübeye ihtiyaç vardır.

Bilimsel çalışmaların sonuçları halkı hakem olarak görüp, medyada karşıt görüşler şeklinde ikili tartışmaya açmak bilimselliğe yakışmaz. Bulgular, doğru yorum herkes tarafından kabul edilinceye kadar bilimsel ortamlarda tartışılmalı ve halka bilgi verilmesi gerekiyorsa bu sonuç iletilmelidir.

Bilimsel olmayan maddi ve manevi çıkarlar için yapılan, kanıtlanmamış yorumlara tepki gösterilmelidir (örneğin deprem hücresi gibi).

Yapı emniyeti denilince okul hastane karakol vs. gibi önemli yapıların depremden sonra kullanılabilmesi için şiddetli bir depremde hasar almadan servis vermeye devam etmesi esas alınmaktadır. Konut türü yapılarda ise orta şiddette bir depremi hasarsız atlatması öngörülmekte ve şiddetli bir depremde ise can kaybına sebebiyet vermemesi öngörülmektedir. Sözkonusu kriterler belirlenirken yapının servis ömrü ve ekonomisi gözönüne alınmaktadır. Tüm yapıları şiddetli depremlerden sonra servis verecek şekilde tasarlamak mümkündür. Ancak ekonomik ömrünü dolduran ve amaca uygun olmayacak hale gelip, yıkılması gereken yapıların ortadan kaldırılması kolay ve ekonomik olmayabilir. Bu durumda yapı güvenliği belirlenirken yapının hangi şiddette depreme dayanacağı sorusu ve tartışması bilimsel değildir.

Hasarlı yapıların hasar tespiti, onarımı, güçlendirmesi gibi mutlaka uzman görüşü ve bilgisi gerektiren konuların bazı basit ve son derece yetersiz kriterlerle halka aktarılması hatalıdır. Örneğin duvarlarında diagonal çatlaklar oluşan bir binanın taşıyıcı sisteminde hiçbir hasar olmayabilir. Emniyetli ve gerekli esnekliğe sahip bir binanın taşıyıcı sisteminin makul sınırlar içerisinde deformasyon yapması sonucunda taşıyıcı olmayan bazı rijit duvarların tamamen yıkılmış olması dahi yapının emniyetsiz hale geldiğini göstermez.

 

08/09/2014
3163 defa okundu

Mühendislik Fakültesi Avcılar Kampüsü

34320 Avcılar - İstanbul

Tel: 0 (212) 473 70 00 / 17920